Posterior Üretal Valv Nedir
BLOG

Posterior Üretal Valv Nedir

Posterior Üreteral Valv ve Üreterosel

 

 

 

Posterior Üreteral Valv (PUV) ve üreterosel, doğumsal idrar yolu anomalilerinin başlıca örneklerindendir. Bu tür hastalıklar, böbreklerin ve idrar yollarının sağlıklı işlevini etkileyebilir. Bu yazımızda, bu iki hastalık hakkında kapsamlı bir bilgi sunarak, tanı süreçlerinden tedaviye kadar önemli detayları ele alacağız. PUV ve üreterosel ile ilgili bilgilerinize yenilik katacak, hastalarımıza en doğru tedaviye nasıl yönlendirileceğinize dair ipuçları vereceğiz.

 

Posterior Üreteral Valv Nedir?

 

Posterior Üreteral Valv (PUV), mesaneye açılan üreterin arkasında yer alan zarla ilgili bir anormalliktir. Bu zar, idrarın mesaneden dışarı çıkmasını engeller ve idrar birikmesine neden olur. PUV, erkek bebeklerde en yaygın görülen doğumsal üreteral anomali olup, doğrudan böbrek hasarına yol açabilir. Eğer tedavi edilmezse, böbrek fonksiyonları ciddi şekilde bozulabilir ve çocukta ilerleyen dönemde böbrek yetmezliği gelişebilir.

 

Belirtileri

  • Yeni doğan dönemde idrar yapma zorluğu
  • İdrar yaparken ağlama veya huzursuzluk
  • Şişmiş karın
  • Yüksek ateş ve idrar yolu enfeksiyonları

PUV’nin tedavisi genellikle cerrahidir ve başarılı bir tedavi ile çoğu çocuk iyileşebilir.

 

 

 

Üreterosel Nedir?

 

Üreterosel, üreterin mesaneye bağlanan kısmında gelişen bir kisttir. Üreterosel, idrarın üreterden mesaneye düzgün şekilde akmasını engeller, bu da mesanede gerilim oluşturur ve üreterin içinde idrar birikmesine neden olur. Çoğu üreterosel vakası, doğuştan gelir ve genellikle mesane çıkışının hemen yakınında, üreterin kesildiği bölgede meydana gelir.

 

Üreterosel Teorileri

 

Üreterosel olgusunun açıklanmasında iki ana teori bulunur:

  • Weigert-Meyer Kuralı: Bu kural, çift toplayıcı sistemli böbreklerde alt kutbu boşaltan üreterin mesaneye lateral ve kranyal, üst kutbu boşaltan üreterin ise mesaneye medial ve kaudal olarak açılmasını öngörür. Bu teorinin klinik sonuçları, alt kutup üreterinin vezikoüreteral reflüksle ilişkili olması, üst kutup üreterinin ise üreterosel gibi hastalıklarla ilişkili olmasıdır (Weigert, 1877; Meyer, 1907).

 

  • Mackie-Stephens Teorisi: Bu teoriye göre, mezonefrik kanaldan çıkan iki ayrı üreter tomurcuğunun kloakaya yakın olanı alt kutbu, uzak olanı ise üst kutbu drene eder. Bu teorinin klinik uygulamada önemi, üst kutbun genellikle disgenetik olma eğiliminde olması ve bu nedenle daha kötü işlev görebilmesidir (Mackie & Stephens, 1975).

Bu teoriler, üreteroselin oluşumu ve tedavisinde önemli bir temel oluşturur ve klinik kararları şekillendirir.

 

 

 

Üreterosel Tedavi Yöntemleri

 

Üreteroselin tedavisi, hastanın yaşına, hastalığın şiddetine ve böbrek fonksiyonlarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Modern tıbbın sunduğu çeşitli tedavi seçenekleri sayesinde, hastalar daha az invaziv yöntemlerle iyileştirilebilmektedir.

 

Yenidoğan Dönemi ve Üreterosel İnsizyonu

 

Üreteroselin tedavisindeki ilk adım genellikle yenidoğan döneminde üreterosel insizyonudur. Bu işlem, üst kutbu drene eden üreterin açılmasını ve idrarın doğru şekilde akmasını sağlamayı amaçlar. Bu aşama, daha invaziv tedavi seçeneklerine geçmeden önce ilk tercih edilen yaklaşımdır.

 

Takip Süreci ve Gelişen Durumlar

 

Üreterosel tedavisinde takibin önemi büyüktür. Tedavi sonrası gelişebilecek durumlar arasında üreterosel ponksiyonu ve alt kutup üreter reflüksü yer alabilir. Bu tür durumlar, daha invaziv tedavi seçeneklerine yönlendirebilir. Eğer üreterosel ponksiyonu, reflüksle sonuçlanırsa, üreteroselektomi ve üreteroneosistostomi gibi işlemler gündeme gelebilir. Tek sistemli üreterosel vakalarında, işlevsiz böbreğin tedavi edilmesi için nefrektomi önerilebilir.

 

Çift Sistemli Üreterosel ve Heminefrektomi

 

Çift sistemli üreterosel vakalarında, üst kutbun işlevsiz olması durumunda heminefrektomi (üst böbreğin yarısının çıkarılması) genellikle tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Heminefrektomi, idrar yolu enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olabilir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirebilir.

 

Üreterosel Tedavisinde Ege Üniversitesi Yaklaşımı

 

Ege Üniversitesi Pediatrik Üroloji Grubu, üreterosel tedavisinde yenidoğanlarda üreterosel insizyonunu birinci seçenek olarak kullanmaktadır. Bu işlem sonrası, hastaların takibi düzenli olarak yapılır ve gelişen durumlara göre daha invaziv tedavi seçenekleri belirlenir. Takip sürecinde:

  • Birinci ay ultrasonografi yapılır.
  • Üçüncü ayda işeme sistoüretrografisi ile tedavi sonuçları gözden geçirilir.

Ege Üniversitesi yaklaşımında, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya vezikoüreteral reflüks durumlarında ikinci tedavi seçeneği olarak üreteroselektomi ve üreteroneosistostomi uygulanır.

Üst kutup heminefrektomisi ise mesane girişimi sonrası semptom gelişen olgularla sınırlı tutulur. Bu yaklaşım, hastaların tedaviye en uygun şekilde yönlendirilmesini sağlar ve gereksiz invaziv işlemlerden kaçınılır.

 

 

 

PUV ve Üreterosel Tanısında Kullanılan Yöntemler

 

PUV ve üreterosel tanısı koymak için kullanılan temel testler arasında ultrasonografi, işeme sistoüretrografisi ve voiding cystourethrogram (VCUG) yer alır. Bu testler, hastalığın şiddetini belirlemeye ve tedaviye yön vermeye yardımcı olur.

Ultrasonografi

 

PUV ve üreteroselin erken tanısında ultrasonografi kritik bir araçtır. Böbreklerdeki yapısal değişiklikleri ve idrar yolu tıkanıklıklarını değerlendirmede kullanılır.

 

İşeme Sistogramı

 

Bu test, mesaneye giden idrarın yönünü ve üreterlerin işlevini değerlendirir. Üreterosel ve reflükse bağlı sorunlar burada görülebilir.

 

 

 

Sonuç ve Tedaviye Yönelik Öneriler

 

PUV ve üreterosel, doğuştan gelen idrar yolu anomalilerindendir ve erken tanı ile tedaviye başlanması büyük önem taşır. Tedavi, hastalığın tipine ve şiddetine göre farklılık gösterebilir. Yenidoğanlarda minimal invaziv işlemlerle başlamak ve takibini yapmak, ilerleyen dönemde ciddi komplikasyonları önleyebilir.

Ege Üniversitesi Pediatrik Üroloji Grubu olarak, her hastayı bireysel olarak değerlendiriyor ve tedavi seçeneklerini kişiye özel belirliyoruz. Üreterosel ve PUV gibi hastalıklarla ilgili daha fazla bilgi almak ve tedavi planı oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İletişim ve Randevu

Herhangi bir sorunuz varsa veya çocuğunuzun durumu hakkında endişeleriniz varsa, hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz. Uzman ekibimiz, size en iyi tedavi seçeneklerini sunmak için hazırdır.

 


 

Kaynaklar:

  1. Weigert, C. (1877). Über einige Bildunsfehler der Ureteren. Virchows Archiv für pathologische Anatomie und Physiologie und für klinische Medizin, 70, 490.
  2. Meyer, W. (1907). Zur Anatomie und Entwicklungsgeschichte der Ureterverdoppelung. Virchows Archiv für pathologische Anatomie und Physiologie und für klinische Medizin, 87, 408.
  3. Mackie, G. G., & Stephens, F. D. (1975). Duplex kidneys: A correlation of renal dysplasia with position of the ureteral orifice. Journal of Urology, 114(2), 274-280.
  4. Ichikawa, I., Kuwayama, F., Pope, J. C. IV, Stephens, F. D., & Miyazaki, Y. (2002). Paradigm shift from classic anatomic theories to contemporary cell biological views of CAKUT. Kidney International, 61, 889-898. doi:10.1046/j.1523-1755.2002.00188.x
Çocuğunuzun Sağlıklı Geleceği İçin İlk Adımı Atın
Prof. Dr. Ali Avanoğlu ve Doç. Dr. Yaşar Issı çocuk ürolojisi uygulamalarında geniş bir yelpazede hizmet vermektedir. Siz de profesyonel bir değerlendirme almak, tedavi süreci hakkında bilgi edinmek veya randevu talebinde bulunmak için formu doldurabilirsiniz. Ekibimiz en kısa sürede sizinle iletişime geçecektir.
İzmir Karşıyaka en iyi çocuk ürolojisi doktoru
Ad Soyad *
Şehir*
Telefon Numaranız*
E-mail Adresi *
Mesajınız *
Lütfen bekleyin
RANDEVU AL