Bebek bekleyen her anne babanın en büyük dileği, yavrularını sağlıkla kucaklarına almaktır. Ancak bazen doğumhanede veya evde ilk alt değiştirme sırasında fark edilen anatomik farklılıklar, ailelerde büyük bir endişe ve paniğe yol açabilir. İşte bu durumlardan biri de halk arasında "Peygamber Sünneti" veya "Yarım Sünnet" olarak bilinen, tıp literatüründeki adıyla Hipospadias'tır.
Ebeveyn olarak bebeğinizin pipisinde bir gariplik olduğunu düşünüyor, idrar deliğinin yerini bulamıyor veya idrar yapış şeklinin farklı olduğunu gözlemliyorsanız doğru yerdesiniz. Bu rehber niteliğindeki yazımızda; hipospadiasın nasıl anlaşılacağından tedavi sürecine, kesinlikle yapılmaması gereken hatalardan ameliyat zamanlamasına kadar aklınızdaki tüm sorulara yanıt bulacaksınız.
Unutmayın; hipospadias oldukça sık görülen, tedavisi mümkün olan ve doğru ellerde %95’in üzerinde başarıyla düzeltilebilen bir durumdur.
Anatomik yapıyı daha iyi anlamak ve hastalığın derecelerini görsellerle incelemek için Hipospadias tedavi sayfamızı hemen ziyaret edin.
En basit tanımıyla hipospadias; erkek bebeklerde idrarın çıktığı delik olan "üretra ağzının" (meatus), normalde olması gereken yer olan penisin ucu yerine, penisin alt yüzünde herhangi bir yerde olması durumudur.
Normal bir anatomide idrar kanalı, penisin gövdesi boyunca ilerler ve tam tepede sonlanır. Hipospadiaslı bebeklerde ise bu kanal gelişimi anne karnında tamamlanamaz ve yarıda kalır. Kanal nerede sonlandıysa, idrar deliği de orada oluşur.
Neden "Peygamber Sünneti" Denir?
Halk arasında bu duruma "Peygamber Sünneti" veya "Doğuştan Sünnetli" denmesinin sebebi, sünnet derisinin yapısındaki bozukluktur. Bu bebeklerde sünnet derisinin (prepisyum) alt kısmı gelişmemiştir. Üst kısım ise şapka gibi durur. Bu görüntü, bebeğin sanki yarım sünnet edilmiş gibi görünmesine neden olduğu için bu isim verilmiştir.
Bunun genetik ve gelişimsel bir durum olduğunu, annenin hamilelikte yediği veya yaptığı bir şeyden kaynaklanmadığını, yani bunun "sizin hatanız olmadığını" bilmeniz psikolojik açıdan çok önemlidir.

Hipospadias, düşündüğünüzden çok daha yaygın bir doğumsal anomalidir. Erkek bebeklerde en sık görülen ikinci doğumsal anomalidir.
Yapılan istatistiklere göre, dünya genelinde ve ülkemizde ortalama her 250 ila 300 canlı erkek doğumunda bir hipospadias vakası görülmektedir. Günümüzde çevresel faktörler, hormonlu gıdalar veya tüp bebek tedavilerinin yaygınlaşmasıyla bu oranın hafif bir artış eğiliminde olduğu düşünülmektedir.
Risk faktörleri ve genetik geçiş hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak istiyorsanız Hipospadias tedavi sayfamıza tıklayarak aklınızdaki soruları giderebilirsiniz.
Genetik geçişin de önemli bir rolü vardır. Aşağıdaki tablo, aile öyküsünün riski nasıl etkilediğini göstermektedir:
| Durum | Görülme Sıklığı / Risk Oranı |
| Genel Toplumda | Her 300 erkek bebekte 1 |
| Babada Hipospadias Varsa | Bebekte görülme riski %7 - %10 |
| Kardeşte Hipospadias Varsa | İkinci kardeşte görülme riski %12 - %14 |
| İkinci Kardeşte de Varsa | Üçüncü kardeşte risk %20'lere çıkabilir |

Çoğu vaka, doğumun hemen ardından yapılan rutin yeni doğan muayenesinde çocuk doktoru veya hemşire tarafından fark edilir. Ancak, idrar deliğinin yerine çok yakın olduğu "hafif formlar" (distal hipospadias) bazen gözden kaçabilir.

Özellikle sünnet derisinin tam olduğu (çok nadir görülen bir tiptir) durumlarda veya bebeğin pipisinin gömük olduğu durumlarda, tanı doğumhanede konulmayabilir. Bu noktada görev, bebeğin bakımını üstlenen anne ve babaya düşer. Evde alt değiştirirken veya banyo yaptırırken yapacağınız dikkatli bir gözlem, erken teşhisin anahtarıdır.
Tanı sürecinde geç kalmamak ve erken teşhisin avantajlarını öğrenmek için Hipospadias Tedavi içeriğimizi inceleyerek detaylı bilgi alın.
Ebeveynlerin "Acaba bebeğimde hipospadias mı var?" sorusuna yanıt verebilmesi için aşağıdaki üç ana belirtiyi kontrol etmesi gerekir.
En belirgin ve işlevsel sorun idrar akışındadır.
Örnek Senaryo: Bebeğinizin altını açtınız ve o an çişini yapmaya başladı. Normalde "aman üzerime gelmesin" diye geri çekilirsiniz. Ancak bebeğinizin çişi havaya doğru değil, direkt olarak kendi testis torbasına veya bezin altına doğru süzülüyorsa, bu durum hipospadiasın güçlü bir işaretidir.
Hipospadiasa sıklıkla eşlik eden bir diğer sorun "Kordi" (Chordee) adı verilen penis eğriliğidir.
Görsel olarak aileyi ilk şüphelendiren durum genellikle budur.
Bebeğinizde bu belirtilerden birini fark ettiyseniz vakit kaybetmeyin; Hipospadias sayfamızdan tedavi seçeneklerini öğrenin ve bizimle iletişime geçin.
Daha detaylı bilgi için İnmemiş Testis tedavi sayfamızı ziyaret edin.
Hipospadias, gelişimsel bir duraklama sonucu oluştuğu için, genital bölgedeki diğer gelişimsel sorunlarla birlikte görülme ihtimali vardır.
Çoklu cerrahi gerektiren durumlar ve bütüncül tedavi yaklaşımımız hakkında daha fazlasını Hipospadias hakkında randevu linkine tıklayarak öğrenebilirsiniz.
Bu durumların tespiti önemlidir çünkü cerrahi planlama yapılırken, fıtık veya inmemiş testis ameliyatı hipospadias düzeltilmesiyle aynı seansta yapılabilir. Böylece bebek iki kez anestezi almak zorunda kalmaz.

Eğer yukarıdaki belirtilerden şüpheleniyorsanız başvurmanız gereken uzman Çocuk Ürolojisi Uzmanı veya bu konuda deneyimli bir Çocuk Cerrahisi Uzmanıdır.
Tanı koymak için genellikle ileri teknoloji cihazlara, MR veya tomografiye gerek yoktur. Deneyimli bir hekimin yapacağı fizik muayene tanı için yeterlidir. Doktorunuz idrar deliğinin yerini, penisteki eğriliğin derecesini ve testislerin durumunu kontrol edecektir. Sadece inmemiş testis gibi ek sorunlar varsa veya böbreklerle ilgili bir şüphe varsa üriner sistem ultrasonu istenebilir.
Uzman muayenesi randevusu oluşturmak ve tanı yöntemlerimizi detaylıca incelemek için Hipospadias tanısı hakkında sayfamızı ziyaret edin.
Hipospadias, doğası gereği "o an müdahale edilmesi gereken" hayati bir acil durum değildir. Ancak bazı istisnai durumlarda vakit kaybetmemek gerekir:
İdrar Yapamama: Bebek doğduktan sonraki ilk 24 saat içinde hiç idrar yapmadıysa veya bezi sürekli kuruysa.
Damla Damla Zorlanma: Bebek idrar yaparken ağlıyor, yüzü kızarıyor, ıkınıyor ve idrar sadece sızıntı/damla şeklinde geliyorsa (İdrar deliği çok dar olabilir, buna "meatal stenoz" denir).
Karnında Şişlik: Mesane boşalamadığı için karın alt bölgesinde sert bir şişlik oluştuysa.
Bu durumlar idrar yolunda tıkanıklık olduğunu gösterir ve acil müdahale gerektirir.

Hipospadias tanısı alan veya şüphesi olan bir bebeğin ailesi için en kritik uyarı şudur:
Toplumumuzda sünnet önemli bir gelenektir ve bazen aileler "doğuştan sünnetliymiş, bari kalanını da kestirelim düzelsin" yanılgısına düşebilirler. Bu, yapılabilecek en büyük hatadır.
Bebeğinizin sağlığını riske atmamak adına acil durum yönetimini öğrenmek için Hipospadias Acil durumlarda hemen bize ulaşın.
Ailelere Altın Tavsiyeler:
Korkulacak bir süreç değildir. Modern tıp teknikleri sayesinde hipospadias tedavisi oldukça konforlu hale gelmiştir.
Ameliyat Süreci:
Çoğu hipospadias ameliyatı günübirlik veya 1 gece yatışlıdır. Genel anestezi altında yapılır, bebek hiçbir şey hissetmez. Ameliyat sonrası pipinin içinde idrarın akmasını sağlayan incecik bir sonda/kateter olur. Bu sonda genellikle 5-7 gün kalır ve idrar direkt bezin içine akar. Çift bez uygulaması ile bebek konforlu bir şekilde evine gönderilir.
Bebeğinizde hipospadias (peygamber sünneti) belirtileri görüyorsanız endişelenmeyin. Bu, çözümü olan ve çocuğunuzun ileriki hayatında (cinsel veya üriner) hiçbir sorun yaşamadan devam edebileceği bir durumdur.
Önemli olan erken fark etmek, sünnet ettirmemek ve süreci bir Çocuk Ürolojisi uzmanı ile yönetmektir. Doğru zamanda yapılan başarılı bir operasyonla, bu durum sadece bebeklik albümlerinde bir anı olarak kalacaktır. Sağlıklı günler dileriz!